PROJE ADI: Osmanlı Literatüründe Ben-Anlatıları: Envanter, Analiz (1500-1800), TÜBİTAK, ARDEB
PROJE NO: 122K722
Bu proje, otobiyografi, hatırat, günlük, özel mektup gibi ben-anlatısı, birinci ağızdan anlatı olarak tanımlanan metinlere odaklanmaktadır. Dünyada uzunca bir süredir ben-anlatıları üzerine devam eden çalışmalar çeşitli ürünler vermişken Osmanlı malzemesi üzerine henüz kapsamlı bir çalışma yürütülmemiştir. Avrupa’da muhtelif ülkelerin envanter çalışmalarını tamamlamış olmaları, kavram ve kapsam konusunda fikirler yürütülmesine, tematik çalışmaların yapılmasına olanak tanımıştır. Osmanlı sahasındaki çalışmalar ise bireysel ve dağınık kalmıştır. Henüz Osmanlı ben-anlatıları üzerine kapsayıcı bir çalışmadan söz edilemez.
Bu proje, bir taraftan bilinen malzemenin ve ikincil literatürün eleştirel gözle yeniden ele alınması ve okunmasıyla mevcut malzemeyi ben-anlatısı çatısı altında dünyadaki tartışmalara entegre edecek, diğer taraftan ulusal/uluslararası kütüphane ve arşivlerin taranmasıyla Türkçe ve mümkün olan diğer dillerde yazılmış malzeme tespit edilecek ve literatüre kazandırılacaktır. Proje, amaçları/hedefleri bakımından ilk olma özelliğine sahiptir.
Hazırlanan envanter sayesinde elde edilen materyal, bir veri tabanı (database), internet sitesi vasıtasıyla kamuoyuyla paylaşılacaktır. Veri tabanında basit katalog bilgisi değil, eserler ve yazarları hakkında da tanıtıcı bilgilerin verilebilmesi hedeflenmektedir. Şimdiye kadar bilinen metinlerin kimlerinin, yazarlarının duygu-durumlarını, psikolojik hallerini yansıtması bakımından cömert olduğu söylenebilir. Envanter ile ortaya konacak yeni materyalin veri havuzuna mühim katkı vereceği düşünülmektedir. Bu metinler, iklim, doğal afetler, yangınlar, salgın hastalıklar, bebek ölümleri, ölüm nedenleri, çevre, Osmanlı şehirlerinin yapısı, sosyal ilişki ağları, kitap kültürü gibi farklı alanlardaki tematik çalışmalara özgün katkı sunabilecektir.
Proje, ben-anlatılarının insana özgü ürünler olduğu temel düşüncesinden yola çıkmakta; birey olma ya da benlik bilincinin Doğu-Batı, Yahudi-Hıristiyan-Müslüman, dini-seküler gibi kategoriler bağlamında ele alınmasının doğru olmadığı tezini öne sürmektedir. Aydınlanma kavramı ve modernleşme/bireyselleşme paradigmasıyla doğru orantılı bir şekilde ortaya atılan Doğu’da birey bilincinin gelişmediği fikri günümüzde geçerliliğini korumaktadır. Oysa halihazırda elimizde olan metinler modern öncesi dönemde yaşamış insanların zihniyetleri ve ilişkisel bağları hakkında pek çok şey söylemektedir. Proje, yeni metinlerin keşfi ve analiziyle, bu oryantalist görüşü ve zihinlerde bıraktığı izleri revize edecektir. Kültür tarihimizde bireyin izini sürülerek benlik algısının tarihsel süreçteki dönüşümleri ortaya çıkartılacaktır. Böylelikle birey ve toplum bilincinin tarihsel kökenlerine dair farkındalık oluşturulacaktır.